ENGİNYEŞİL.

personal picture

kısaca hakkında


engin yeşil

University of Florida’da da eğitim alan Engin Yeşil, 1986 yılında ABD’de kendi isini kurarak iş hayatına atıldı. E-ticaret, telekomünikasyon, ve bilgisayar yazılımları yapan önemli şirketleri sıfırdan kurdu, ve bazılarını halk’a arz etti. 2008 yılında Türkiye’de İnşaat ve Enerji sektörlerine yatırımlar yapmaya başladı. Ayrıca, babası Mustafa Yeşil'in 1948 yılında kurduğu Yeşil Kundura aile şirketini devir aldı ve devam ettirmektedir.

Şirket Öyküleri


Yeşil Kundura

www.yesil.com.tr
www.yesilkundura.com

Her Başarının Bir Öyküsü Vardır,
Ancak Sadece Paylaşılanlar Değer Kazanır.

Mustafa Yeşil ve Recep Ali Yeşil kardeşler tarafından kurulan Yeşil Kundura, özel sektörde ilk askeri bot üretimini yapan ayakkabı fabrikasıdır. Yıllarca Türk Silahlı Kuvvetlerinin ayakkabı ve bot ihtiyacını karşılamış olan firmanın ürünleri askeriyede o dönem adeta kapışılmıştır. 1987 yılında ise Mustafa Yeşil, kardeşinin hissesini satın alarak tek başına şirketin başına geçmiş ve yoluna tek başına devam etmiştir. Daha sonra ise şirket Engin Yeşil ve Emel Yeşil’e miras kalmıştır.

Yeşil Kundura'dan ilkler:
  • Türk özel sektöründe ilk askeri bot üretimi
  • İlk ayakkabı ve bot ihracatı
  • İlk çelik bombeli emniyet ayakkabısı imalatı
  • İlk ayakkabı mağazalar zinciri
  • Üretim lisansıyla Cat ve Harley gibi dünya markalarının Türkiye’de üretimi
  • Ayakkabıda ilk e-ticaret sitesi

“İŞTE BAŞLIYORUZ. UÇURTMAM UÇABİLECEK Mİ?”

Yeşil Kundura benim için her şeyin başlangıcıdır ve benim için en değerli dönemdir. Çocukluğumdan başlar. İş hayatında bana yön veren ilk okulumdur. Çocukken babam hafta sonları beni yanında fabrikaya götürürdü ve ben fabrikadaki forkliftlerle dolaşır, yapmamam gereken şeyleri yapardım. Bununla birlikte birçok hayat dersimi de babamdan o zamanlarda aldım. Çocukken anlam veremediğim ama bugün aslında her çocuğa tembihlenmesini arzu ettiğim bir anımdan bahsetmek isterim.

Evde kendi uçurtmamı yapıyordum. Hani şu yağlı kağıt ve çitalardan oluşan, püsküllü kuyruğu olan eski uçurtmalardan bahsediyorum. Uçurtmam için ihtiyacım olan ip, bizim fabrikadaki fora makinalarında kullanılan sicim ipi ile aynıydı ve fabrikada bunlardan bobin halinde binlercesi vardı. Babam ile amcam o zamanlar ortaklardı. Babam fabrikadan sicim ipliği bobini almama müsaade etmezdi. “O bizim değil, onun yarısı amcana ait” derdi. Çocuk olduğum için fabrikadan bobin çalıp, arabanın koltuğunun altına saklayıp eve getirdiğimi hatırlıyorum. Buna benzer hakkaniyet, çalışma azmi, dürüstlük gibi birçok hayat dersini babamı fabrikada bir fiil izleyerek öğrendim. Kendisi çok çalışkan ve teknik biriydi. Fabrikadaki birçok makinayı kendisi tasarlayıp imal etmişti. Yeşil Kundura‘da geçen çocukluğumun iş hayatımda bana kazandırdığı çok önemli katkılar olduğunu düşünüyorum. Bu şirketi baba yadigarı olarak muhafaza etmek benim için çok önemli.

1800 CONTACTS (Lens Express)

www.1800contacts.com

Ozamanlar bir gözümüz mavi, diğeri kavherengi bakıyordu.

Engin Yeşil tarafından ABD’de kuruldu. 1800 CONTACTS, dünyanın en büyük kontak lens dağıtım ve online perakende satış şirketidir. Kontak Lens sektöründe mail order kontak lens satışında dünyada bir ilktir. Bugün bile pazar liderliğini korumakta ve ABD’de ilk 500 tanınan marka arasında yer almaktadır.

“16 Temmuz 1986’da ilk kurduğum şirketimdir. O zamanki adi Lens Express Inc. idi ve sonrasında 1800 CONTACTS oldu. Üniversite yıllarıydı. Bir arkadaşımla 50/50 ortak olmuştuk. Ortağımın iki yatak odalı bir apartman dairesi vardı. O daireyi ofise çevirdik. Yatak odalarından birine 2 adet çalışma masası koyduk ve apartman dairesine iki telefon hattı bağlattık. O zamanın en çok okunan kadın dergisi olan Cosmopolitan’a tam sayfa bir ilan verdik. İlanın üst kısmında bir kızın gözlerinin fotoğrafı vardı. Gözlerinden biri mavi, diğeri kahverengi idi. ilan: “Gözlerinizin rengini değiştirmek dahil, her türlü kontak lensi Lens Express’ten %70 daha ucuza, evinize posta ile gönderiyoruz” diyordu. İlan çıkar çıkmaz telefonlarımız çalmaya başladı, benim kız arkadaşım ve ortağımın kız arkadaşı çağrı merkezi elemanlarımız olarak telefonlara destek veriyordu, biz de kontak lensleri salonda paketleyip, UPS’e veriyorduk. 1 ay bu şekilde çalıştıktan sonra bir ofis kiralayıp taşındık. İşlerin başlamasından sadece 15 gün sonra, ortağıma dönüp “Biz dünyanın en büyük lens distribütörü olacağız” dedim.

Bu şirketi 10 yıl sonra 1996’da sattığımızda günde 80 bin lens satıyorduk ve dünyanın en büyük lens distribütörü olmuştuk. En yakın rakibimiz 8 bin lens satıyordu. Bu şirketi biz sattıktan sonra 3 kere daha el değiştirdi ve 30 yıl sonra bugün bile hala dünyanın en büyük lens distribütörü 1800 CONTACTS olarak faaliyetine devam ediyor. İş tecrübelerimin birçoğunu bu şirkette elde ettiğimi söyleyebilirim çünkü o yıllarda Amerika’da bile küçük şirketlerde bilgisayarlar daha yeni kullanılmaya başlamıştı. Bilgisayar yazılımcıları zor bulunuyordu, paket yazılımlar ise hiç yoktu. Şirketin ihtiyaçları için yazılım geliştirmek zorundaydık ve her şeyi kendi bünyemizde yapıyorduk. 85 binden fazla farklı kontak lensi stoğunda tutan ve 2 milyondan fazla müşterisi olan bir şirketin ihtiyacı olan tüm yazılımları, 200 kişilik call centerda kullanılan IVR yazılımını, FedEx/UPS gibi şirketlere entegrasyon yazılımlarını ve çok daha fazlasını kendimiz geliştirmiştik. Teknik zorlukların yanı sıra hukuki sorunlar ve haksız rekabet gibi sorunlar yaşadık. Lenslerini sattığımız dev firmalar göz doktorlarının baskısı ile bize lens satmayı durdurdu. 5 yıllık bir mücadele sonunda haksız rekabetten dolayı bu dev firmalar 22 farklı eyalete 500 milyon dolar ceza ödediler ve tekrar bize lens satmak zorunda kaldılar. Bu süreçte verdiğimiz hayatta kalma mücadelesi ve bunun gibi zorluklar beni bu günlere hazırladı. Bu şirketten 20 bin TL sermaye ile kurduğum hissemi 40 milyon dolara satarak çıktım”.

1800 CONTACTS’in bugün şirket değeri 700 milyon doların üzerindedir.

Tel3 Inc.

www.tel3.com

Alo! Daha Ucuza Konuşmak İster misiniz?

Engin Yeşil tarafından ABD’de kuruldu. Bireysel distribütörlük sistemi ile pazarlanan, iş ve ev hatlarına uluslararası ve şehirler arası görüşmede ucuzluk getiren bir telekom hizmeti sunan Tel3 Inc., kısa sürede MCI, AT&T ve Sprint gibi dünya devlerine rakip oldu.

Tel3’den ilkler:
  • Network Marketing Long Distance Company
  • Binary and Unilevel matrix plans in a single Network Marketing Compensation Plan
  • Selling promo materials to distributors which auto-track customers to upline
  • Free $10 Phone Card / Promo Give Away with Activation
  • Akıllı Telefon Kartı
  • ANI Recognition Access, Auto-Recharge without Call Drop
  • Internet Billing / Maintenance, Redial, Speed Dial.

“Lens Express’i daha henüz satmadan önceki yıllarda, call center’ında 200 kadar eleman çalışıyordu. O zamanki telefon faturamız ayda 250 bin dolar civarındaydı. Worldcom isimli telekom şirketi ile bir aracı satıcı (reseller) anlaşması yaptım. Anlaşmanın konusu Worldcom’un telekom network’ünü kullanma ve şirket ve şahıslara pazarlamaktı. İlk müşterim Lens Express oldu. Bireysel pazarlama, “Network Marketing” sistemi ile müşteriler telekom hatlarını Tel3’ye çeviriyorlardı ve aylık faturalarında %50 indirim sağlıyorlardı. Aynı zamanda bize müşteri referansı getiriyor ve getirdikleri müşterilerin ve onların getirdikleri müşterilerin telefon faturalarından her ay %2 gelir elde ediyorlardı. Bu 8 kademeye kadar devam ediyordu. Siz müşteri oldunuz ve 3 kişiyi müşteri yaptınız. O, 3 kişi 3 kişiyi müşteri yaptı vs. 8 kademede 9840 kişiye ulaşabiliyor ve her birinin telefon faturasından her ay %2 pay size nakit olarak ödeniyor idi. Bu nedenle şirketin adını da Tel3 koydum. Bu şirketin %95’i benimdi ve 1 milyon dolar gibi bir sermaye ile kurmuştum. Şirket çok hızlı büyüdü, 2 yıl içerisinde 20 bin bireysel distribütör ve 250 bin müşteri portföyüne ulaştı.

Bu kadar müşterinin aylık faturalama işlemleri ve distribütörlerin ödeme çeklerini aylık bazda takip eden sistem yazılımlarının hepsini kendim dizayn edip programcılarıma yazdırdım. O yıllarda maalesef paket yazılımlar vesaire de olmadığı için, bu süreç sürekli devam eden kod yazılımı, geliştirilmesi gereken, canlı bir sistemdi. 3 yıl sonrasında bu şirketin kar marjları maalesef erimeye başladı. AT&T, MCI, SPRINT gibi şirketler dakika ücretlerini 30 centlerden, 10 centlere kadar indirdi. Böyle olunca da Tel3 müşterilerine %50 indirimli tarife sunamaz hale geldi ve iş cazibesini kaybetti. Çözüm arayışında Tel3 olarak yeni bir ürün geliştirdim. İlk akıllı telefon kartı. Bu kart sayesinde istediğiniz telefondan uzak mesafe veya uluslararası görüşme yaptığınızda daha az bedel ödüyordunuz ve bütün görüşmelerinizin detaylarını, faturanızı internette görebiliyordunuz. Ayrıca bu kart kredi kartınıza bağlıydı ve bakiyeniz belirli bir limitin altına düştüğünde, kendisini 25 dolarlık miktarlarda otomatik yüklüyordu. Görüşme sırasında paranız bitmesi telefon hattınız kesilmesi durumu olmuyordu. Bununla birlikte kullanıcısını tanıma, speed dial vs. gibi başka özellikleri de vardı. Günümüzde standart olarak algılanabilecek olan bu bahsettiğim özelliklerin her biri, o günün yeni buluşu idi, ve bunların sistem yazılımlarını kendi yazılımcılarımızla, kendi bünyemizde geliştirmiştik. Akıllı cep telefonları, Skype, WhatsApp gibi gelişmeler sonrasında bu şirketin verdiği hizmetin önemi çok azaldı ve ciroları çok düştü. Yıllık cirosu 3 Milyon dolarlara kadar geriledi fakat hala 23 yıl sonrasında bile bir Yeşil ortaklığı olan Next Group Holdings bünyesinde faaliyetlerine devam ediyor”.

Radiant Telecom
Ntera Holdings
Tellza, Inc

www.tellza.com

Konuşmayı Sevdiğiniz Belli. Size Kartımızı Verelim.

Engin Yeşil tarafından ABD’de kuruldu. Radiant Telecom telefon kartları üreten ve pazarlayan bir şirket olarak faaliyetlerine başladı, sonrasında telefon kartı platform hizmetleri, IP Network servisi hizmetleri ve sonunda IP Softswitch & Billing servisi hizmetleri veren Tellza şirketine dönüştü.

Bugün Tellza, Toronto borsasında halka açık bir şirkettir ve yıllık cirosu 500 milyon doların üzerindedir.

Radiant Telecom’dan ilkler:
  • Kart bulk activation / Deactivation system
  • Swipe activation at point of sale
  • Remote software upload to universal cc terminals
  • ACH debit from stores on their real time purchases
  • Auto-Settlement of commissions to distributors via ACH Credit
  • Touch Screen POS
  • Phone cards activation via ATM machines
  • Mobile Top-Up via POS/ATM

Ntera Holdings’ten ilkler:
  • 100 bin Port Calling Card Platform
  • Remote Management & Reporting System for Platform Customers
  • POS Activated Cards for Platform Customers
  • 50 NFL cities IP Network with a Proprietary Switch Solution

Tellza’dan bir ilk:
Proprietory soft switch with full redundency

“Amerika’da çok fazla etnik kökenli insan yaşamaktadır. Bu insanlar kendi ülkelerini arayıp, akrabaları ile ucuza konuşabilmek için telefon kartları kullanıyorlardı. Tel3‘den gelen telekom alt yapısı ve santral teknolojilerindeki tecrübemize dayanarak, bu pazara girme kararı aldık. Ve Radiant markası ile telefon kartlarını piyasaya sürdük.

3 yıl içerisinde 4.000 distribütör ve 200.000 satış noktası ile ABD’de %7 pazar payına ulaştık. Ayda 5 milyondan fazla kart satıyorduk. Şirketin cirosu 100 milyon dolar civarında idi. Kartların çalışmasına imkan sağlayan santral platformunu kendimiz dizayn ettik. Bütün sinyalizasyon, zamanlama, fiyatlama, faturalama, PIN database’i yönetimi, aktivasyon, CRM müşteri hizmetleri gibi fonksiyonlarının tam entegre olduğu bir mega santral platformunu şirket bünyesinde geliştirdim. Aynı anda 30 binden fazla Radiant kart kullanıcısı bu platform üzerinden meşgul sinyali almadan görüşme sağlayabiliyordu.

Telefon kartlarını satış esnasında aktive eden, yükleyen bir sistem geliştirdik ve adını Radiant POS koyduk. Bu sistemle 7 binden fazla lokasyonda gerçek zamanlı aktivasyon yapılıyordu.

2001 yılında bu platformu private label olarak başka markaların kullanımına açmak için bir Holding şirketi kurduk ve altında 4 farklı şirketi topladık.

Radiant Telecom, Intelligent Switching & Software, Ntera Networks ve Numind adlı şirketler Ntera Holding şirketi altında birleştirildi.

Intelligent Switching & Software kendi geliştirdiği yazılımları ile 100.000 kanal kapasiteli bir santral platformu oluşturdu ve diğer telefon kartı şirketlerine altyapı hizmeti vermeye başladı.

Numind Software Systems, geliştirdiği yazılımlar ile ilk defa telefon kartlarını ve Mobile Top Up Kartlarını POS sistemlerine entegre etti ve Radiant Telecom'un 7.000 noktada POS entegre servisi vermesini sağlandı. SIP sinyali teknolojisi ile yeni bir santral kodu yazılımına başladı.

Ntera Networks, ABD’de ilk olarak NFL şehirlerinde, IP Santralleri kurarak toll quality servis vermeye başladı. 2002 yılında AT&T'nin ilk ve en büyük IP Voice network sağlayıcısı oldu.

Telefon kartlarına zaman içerisinde rağbet azaldı. Cep telefonları ucuzladı ve son 10 yılda tarihe karıştı. 2006 yılı civarı bu şirketi tasfiye etme kararı aldım ve tasfiye ettim.

Daha sonrasında, bu şirketlerde geliştirmeye başladığımız IP Santral ve Telekom Arbitraj sistemini Kanada’da kurulu Tellza Inc. adlı halka açık şirketimizde kullanmaya ve daha fazla geliştirmeye başladık. Bugün endüstriyel bir IP santral platformu haline geldi. Sistem 50 binden fazla görüşmeyi aynı anda yönlendirebilen ve saniyede 6 binden fazla işlem yapabilme hızına sahip. Bu sistem sayesinde dünyadaki en büyük telekom ve mobil operatörleri dahil, 1500’den fazla şirkete ses taşımacılığı hizmeti veriyoruz. Bu şirketin en önemli özelliklerinden biri full otomasyon özelliğidir. Tellza’da çalışan sayısı 30’un altında olmasına rağmen, şirket 500 milyon doların üzerinde ciro yapar. Bu da çalışan başına 16 Milyon Dolar’a tekabül etmektedir.”

STS - Strategic Trading Services

Hayat da Borsa Gibi, İniş ve Çıkışlarla Dolu Ama İnerken Bile Çıkış Kapısı Daima Aralık

Engin Yeşil ve Jeff Wilson tarafından ABD’de kuruldu. Şirket, Nasdaq ve NY Stock Exchange’de işlem gören hisselerin, alım/satım işlemlerini elektronik ortamda yapabilmesi için özel bir yazılım geliştirdi. Amerika‘da halka açık bir şirketin hissesi birden fazla borsada işlem görebilir. Nasdaq’deki bir şirketin hisseleri Archipelago, Instinet, Island, BRUT and Redibook gibi ECN (electronic communications network)’lerden alınıp satılabilinir. STS geliştirdiği system ve yazılım sayesinde Nasdaq ile birlikte diğer tüm ECN’lere direct data feed’leri ile bağlı idi. Sistem ayni hisseyi trader’in önüne getirdiğinde trader ECN’ler arasındaki fiyat farklılıklarını görebiliyor ve hızlıca o hisseyi bir ECN’den alıp ötekisinde satabiliyor idi. Mach I ve sonrasında Mach II olarak isimlendirilen yazılım sayesinde, sistemin lisansörü olan Broadway Trading (aracı kurum) müşterilerine en hızlı alım satım ve arbitraj yapma imkânını sunabiliyordu. Mach II, borsa işlemcilerinin en çok tercih ettiği sistem haline geldi ve bu sistem üzerinden gerçekleşen işlem hacmi günlük ortalaması 1 ile 2 Milyar Dolar arasında idi.

“Bu yıllarda Amerika’da daytrading olarak adlandırılan gün içinde borsada hisse alım satımı yaparak para kazanan 5 bin kadar daytrader vardı. Bu daytraderlar .com şirketlerinin popüler olduğu bu dönemde 20 Dolar seviyelerinde artış ve düşüşler yaşadığı hisselere, inişlerde veya çıkışlarda yatırım yaparak kar elde ediyorlardı. Bu 5 bin trader’ın %20’si Broadway Trading’de trade ediyordu. Broadway Trading’in New York, Miami, Los Angeles, Atlanta gibi şehirlerde 11 ofisi vardı. Bu traderlar kendi paralarını trade ediyorlar, fakat Broadway Trading onlara 6 kat alım gücü kaldıracı sağlıyordu. Trader her trade başına satın alırken 20 Dolar, ve satarken 20 dolar sistemi kullanma ücreti ödüyordu. Alım / Satım karı veya zararı kendine ait idi. Broadway Trading bu 20 doların, 6 dolarını da yazılım lisansı ücreti olarak Datek firmasına ödüyor idi. Çok fazla alım satım olduğu için bu bedel ayda 3 milyon dolara tekabül ediyordu. Ben bunu öğrenince çok şaşırdım, çünkü bir sistem yazılımına böyle fahiş bir aylık lisans bedeli ödenebileceğini aklım almıyordu. Broadway Trading’in sahibi Jeff Wilson çok iyi bir arkadaşım ve dostum idi. Jeff çok bonkör birisi idi ve sosyal tarafı çok güçlüydü. Amerika’daki en iyi day traderların Broadway Trading ofislerinde trade etmesini kişisel ilişkileri ile başarmıştı. Kimin ihtiyacı olsa yardım eden, paraya hiç önem vermeyen bir kişiliği vardı. Yılda 30 milyon dolar para kazanıyor ve tamamını harcıyordu. Bir gün kendisine Ford Lightning diye bir 4x4 kamyonu beğendiğimi söyledim, 2 hafta sonra doğum günümde bana aynısından hediye aldı, evime gönderdi. Kimin paraya ihtiyacı olsa veya bir yatırım için sermaye ihtiyacı olsa Jeff’in kapısını çalardı. Çok insana 300 bin, 500 bin dolar verip unuttuğunu biliyorum. Tek kelime ile Jeff tam bir borsacı idi. Borsayı ve borsacıların mentalitesini çok iyi biliyordu, fakat teknik bilgisi hiç yoktu. Yanında çalışan insanların teknik bilgisi de yeterli değildi. Ben Broadway Trading’in Datek’e her ay 3 milyon dolar sistem kullanım lisans bedeli ödediğini ögrenince, Jeff’e ne gerek var, gel bunun daha iyisini sıfırdan yazalım diye baskı yapmaya başladım. Jeff sen bunu yazamazsın vesaire diye benimle dalga geçiyor idi.

Bir gün Jeff’i aldım kendi telekom şirketime götürdüm. 6 farklı binada yerleşkesi olan 400 kişinin calıştığı bir complex’ten biri olan tamamı bilgisayar sistemleri ile dolu 2700 m2 datacenter binasını gezdirdim ve bu data center’dan, New York ve Los Angeles’ta sadece 2 tane daha olduğunu, bu data center’daki telekom santral kodlarını kendimizin yazdığı kimseye lisans parası ödemediğimizi anlattım, sonra yazılımcılarımın olduğu binayı gezdirdim. Elbette ki bunları görünce benim bu trade yazılımını da rahatlıkla geliştirebileceğime inandı. Ona şöyle bir teklif yaptım. Bir şirket kuracağız, 500 bin dolar o koyacak, 500 bin dolar ben koyacağım, bu şirket 1 milyon dolar maliyet ile ve 14 kişilik bir yazılım ekibiyle 1 yılda bu yazılımı tamamlayacaktı. Sonrasında 3 milyon dolar kadar bir sermayeyle computer server’ları vesaire almamız gerekecekti. Bunları leasing ile alacaktık. Broadway Trading’in 900’den fazla trader’ını bu sisteme geçirecek ve Broadway Trading ayda 3 milyon doları bizim 50/50 ortak olduğumuz şirkete ödeyecekti. Dolayısıyla 1.5 milyon dolar Jeff’in cebine geri girecekti. Ben de ayda 1.5 milyon dolar kendim kazanacaktım. Jeff bunu kabul etti ve ben telekom şirketimin yazılım kadrosundan 3 kişiyi STS’e transfer ettim, 11 yeni yazılımcıyı daha işe aldık ve biz Mach I’ı bir yıl içerisinde başarı ile tamamladık. Broadway Trading STS’e ayda 3 milyon dolar ödemeye başladı. Bu 2 sene kadar devam etti. Çok beklenmedik bir şekilde Jeff Wilson 2002 yılında trafik kazasında vefat etti. Broadway Trading ofislerinde trade eden iyi traderlar kısa zaman içerisinde başka rakip trading firmalari tarafından kendi ofislerine transfer edildi, ofisler kapanmaya başladı. Jeff’in eşi işi idare edebilecek bir altyapıya sahip değildi. Bununla birlikte, SEC (Securities Exchange Comission) bazı yeni regulasyonlar getirdi. Bu regulasyonlar neticesinde 2 önemli değişiklik oldu. 1. Hisse fiyat kademeleri 1/8 dolardan, 1 dolar kuruşa indi. 2. ECN’ler arasındaki fiyat arbitraji ortadan kaldırıldı. Bu değişiklikler daytrader’ların kar etmesini çok zorlaştırdı. Günün sonunda Brodway Trading kapılarını kapattı ve STS lisans anlaşmasını kaybetmiş oldu.

Sonrasında ben STS sistemini kendi başına trade eden (yapay zeka ile karar alabilen) bir Block Box solution’ı haline getirme kararı aldım ve sistemi bu sekilde gelistirmeye basladim. İlk yıl sistem 800 bin dolar kar etti. Fakat mevcut piyasa şartlarında, zarar etme riski de çok fazla olduğundan 800 bin dolar kari yeterli görmedim ve devam etmeme kararı aldım”.

Bu arada yıllar sonra bir şeyin farkına vardım. Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg, Facebook kuruluşu öncesinde Broadway Trading‘de bir daytrader idi ve Jeff Wilson’a çok saygı duyuyordu. Mark, Ocak 2014 bir gazete haberinde bunu kendi sözleri ile ifade ediyor.

http://timothykellehercorp.blogspot.com.tr/2014/01/ten-years-of-facebook-personal.html

2003 yılı, Mark Zuckerberg’in Facebook’ u başlattığı yıl, Jeff artık hayatta değildi. Eğer Jeff hayatta olmuş olsaydı, eminim ki Mark’ın başlangıç için aradığı finansman için geleceği ilk kişi Jeff olucaktı ve büyük ihtimal "Jeff bana gel şu ise birkaç milyon dolar koyalım beraber" diyecekti ve biz bugün Facebook’un ilk yatırımcı ortaklarından olacaktık.

JGM Trading Services

Amerikan Trading Firmasında Çalışmak İsteyen 30 Türk Aranıyor

Engin Yeşil tarafından Nasdaq ve NY Stock Exchange’de işlem gören hisselerin alım/satım işlemlerinden kar etmek amacıyla kuruldu. Özel eğitilmiş elemanlar STS sistemi üzerinden trade ederek kar elde ediyorlar ve bu kar eleman ile şirket arasında bölüşülüyordu.

STS / Brodway Trading işi devam ederken, sadece işlem başına ücret alarak kar etmenin yanı sıra, hisse alım/satım karına da ortak olmak için bir model geliştirdim. Gerekli sermayeyi ben sağlıyordum, trader kazandığı paranın %25’ini alıyordu ve Karın %75’i bana aitti, tabii ki zarar olursa zararın da %100’ü.

Bize zeki genç traderlar gerekiyordu ve Amerika’da verdiğimiz iş ilanlarına geri dönüşlerden memnun değildim. İstediğim kalitede eleman bulamıyordum. İyi elemanlar, Goldman Sachs, Merill Lynch gibi firmalarda iş bulmaya çalışıyordu. Ben de aradığım bu elemanları Türkiye’den getirme kararı aldım. Arthur Andersen İstanbul ofisine bana eleman bulmaları ve onların seçimi için yetki verdim. Bir gazete ilanı yazdım: Amerikan Trading firması eleman arıyor. Nasdaq ve NY stock exchange’lerinde trade etmek üzere, tüm eğitimlerin verileceği, H1 visa’larının vs. şirketimiz tarafından alınacağı, vs. şeklinde bir ilan. Bu ilana bir hafta sonunda 3 bin başvuru geldi. İstanbul’da finans sektöründeki hemen hemen herkes başvurdu. Kimse diğerine böyle bir iş başvurusunda bulunduğunu söylemiyor, gizli tutuyordu. Arthur Andersen bu başvuranları 6 farklı teste tabi tuttu ve ön elemede bin kişiye indirdi, sonrasında A tipi gençleri belirledi. 4 aylık bir süreç sonunda 30 kişiyi seçtik ve onları Miami’ye getirdim. Mach II sisteminde eğittim, ve 2 yıl kadar bir süre trade ettiler. Hemen hemen hepsi başarılı oldu fakat Nasdaq kurallarındaki değişikliklerden dolayı, .com’ların iflası, ikiz kulelere saldırı sonrası borsanın çöküşü gibi şanssızlıklar neticesinde, ne onlar ne de ben beklediğimiz karları elde edemedik. 30 kişinin yarısı Türkiye’ye geri döndü diğerleri benim telekom şirketlerimde görevlere geçtiler ve Amerika’da kaldılar”.

1800PetMeds.com

www.1800petmeds.com

Bir İş Modelini Kopyalamak Başarısını Kopyalamak Anlamına Gelmiyor

Halka açık olarak faaliyet gösteren fakat iflasın eşiğinde olan bu şirkete, sermaye artışı yöntemiyle 20 cent‘ten ihraç edilen hisselere 3 milyon dolar yatırım yapıldı ve halka açık hisselerin yaklaşık %70’ine sahip olundu. 5 yıl içerisinde şirket hisseleri, 20 cent’ten; 100 kat artarak, 20 dolara yükseldi. 1800PetMeds.com bugün kedi, köpek gibi evcil hayvanların ilaç ve diğer ihtiyaçlarını online sistemde karşılayan dünyanın en büyük e-pharmacy firması konumundadır. ABD’de ilk 500 tanınan marka arasında yer alan şirketin borsadaki piyasa değeri 2017 yılında 1 milyar doları aşmıştır. 1800PetMeds güncel hisse değeri 36 dolardır.

“Bu şirket Lens Express‘in iş modelini kopyalayarak kurulmuş bir şirkettir. Kontak lensleri iskontolu olarak müşteriye posta yoluyla göndermek yerine, evcil hayvan ilaçlarını iskontolu olarak müşterilerine gönderiyordu. Hatta şirketin ismi dahi PetMed Express’di. İş modelini kopyalamak her zaman tabii ki aynı neticeyi vermiyor, veya yeterli olmuyor, ayrıca Lens Express 10 yıl öncesinde kurulmuş bir şirketti ve arada zaman farkı vardı. Bu şirkete yatırım yaptıktan sonra, şirketin tüm satış politikalarını ve operasyonel süreçlerini revize ettim, şirketin ismini de 1800PETMEDS olarak değiştirdim. Sermayeye ilave ettiğimiz 3 Milyon Doların büyük bir kısmını TV reklamlarına harcayarak satışlara başladım. Yapılan değişiklikler sayesinde reklamlara geri dönüş arttı ve reklam bütçesi sürdürülebilir bir hale geldi. Reklamlara hiç ara vermeden yıllarca devam ettim, şirketin ciroları ve karlılıkları da artarak devam etti. Yatırımımızın daha 6’ncı yılında şirketimin hisseleri 20 dolar seviyesine geldi. Ben hisselerimin büyük çoğunluğunu zaman içerisinde satarak çıkış yaptım ve 125 milyon dolar gelir elde ettim.

Yeşil GYO
Yeşil YAPI

www.yesilgyo.com
www.innovia.com.tr
www.yyapi.com.tr

Denenmemiş Olanı Yapmak Risklidir, Fakat Kazanacaklarınız Çok Daha Fazladır.

Engin Yeşil tarafından kuruldu. Türkiye'nin özel sektörde 15.000 konut ile en büyük projesi olan Innovia’yı hayata geçirdi. Innovia aynı zamanda otel konforunda ve sosyal donatıları çok fazla olan Türkiye’deki ilk konut projesidir. İhlâs GYO’yu satın alarak GYO statüsüne geçti. 2007 yılında Donald Trump ile Türkiye’de Trump markalı proje geliştirmek için münhasır haklara sahip olduğum bir anlaşma imzalandı, Trump Towers projesi için çalışmalara başlandı. 2008 yılında Trump Towers Mecidiyeköy projesi için Doğan grubuna alt kullanım hakkı verildi. 2009 yılında Innovia Projesinde, Türkiye’de bir ilke imza atarak “60 Ay 0 Faiz” ve “Senet Sistemi” ile konut satışlarına başladı. Bu satış sistemi ve sonrasında geliştirdiği birçok satış ve kampanya modelleriyle sektöre öncülük etmeye başladı. 2010 yılında Borova Yapı satın alındı. 1993 yılında borsaya açılan ilk inşaat firması olan Borova Yapı, Türkiye'nin ilk uluslararası sözleşmesini imzalayan ve Batı Avrupa’da ilk taahhüt işi alan Türk inşaat firması idi. 2013 yılında Borova Yapı ve Yeşil İnşaat satın alma yöntemi ile birleşerek halka açık çok daha büyük ve güçlü bir konsolide yapı haline geldi. Yeni Şirketin adı Yeşil Yapı olarak değiştirildi (YYAPI). Gene 2010 yılında Y&Y GYO ile Innovia projesini geliştiren Yeşil İnşaat Yapı Düzenleme ve Pazarlama Ticaret A.Ş.yi birleştirerek, Yeşil Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş.yi (YGYO) kurdu. Yeşil GYO sektördeki lider GYO'lar arasına girdi. 2010 yılında Yeşil ve Metal Yapı Konut ortaklığı İstanbul Büyükdere Caddesi’nde inşa edilecek, dünyanın sayılı ve Avrupa’nın emsalsiz iş kuleleri arasına girecek olan 61 katlı İstanbul Tower 205 Projesi’nin temellerini attı.

“İnşaat sektörü son on yılda birçok dur kalklar yaşadı. 2008 Ağustos ayında Lehman Brothers’ın ve inşaat sektörünün dünya bazında çöküşü Türkiye’de fazlasıyla hissedildi. O zamanlar Innovia 1. etabın inşaatını ve satışını yapıyordum. İşler birden bıçak gibi kesildi, tüm inşaat şirketleri bu krizin ne kadar süreceğini tahmin etmeye çalışıyordu, gazetelerde ve TV’de hiçbir inşaat projesi reklamı yoktu. Birçok firmanın inşaat vinçleri durmuştu. Bizde de durum farklı değildi. 1200 konutun, sadece 500’ünü satabilmiştik ve satış yapamıyorduk. 2008 Ağustos - Aralık ayları arası bu şekilde geçti. Dairelerin fiyatlarını indirme vesaire gibi de bir şansımız yoktu. Çünkü öncesinde satın alanlardan tepki çekmek istemiyorduk. Günlerce ne yapacağımı düşündüğümü ve uyku uyumadığımı hatırlıyorum. Bir sabah uyandım ve ne yapacağımı biliyordum. Satış ve finans ekibimi topladım ve büyük bir kampanya ile onlara Innovia II‘nin satışına çıkacağımızı bildirdim. Herkes bana delirdi galiba diye bakıyordu. Çünkü daha 1. etapta 700 tane satılmamış daire vardı ve 2. etap 3800 daireden oluşuyordu. Benim teorim şöyle idi:

1. Öncelikle yeni etap olduğu için daireleri istediğim fiyattan ve ucuza satışa çıkabilecektim.

2. Hiçbir rakip firma ilan vermediği için tüm gözleri kendi üzerime çekebilecektim

3. Kimsenin yapmadığı bir şey yaparak sansasyon yaratacaktım. 60 Ay “0” faiz sistemiyle ve senetle herkese ev satacaktım. Stüdyo dairenin ismini değiştirdim ve 1+0 sıfır yaptım. Bugün her yerde duyduğunuz 1+0 ismi buradan geliyor (1+0 Yeşil’e marka tescillidir). 1+0 daireleri 49 bin TL‘den, 1+1 daireleri 79 bin TL’den ve 60 Ay “0” faizle ve senetle satışa sunan dev bir kampanyaya girdim. Satış ofisine o hafta sonu 5 binden fazla kişi hücum etti. 4 hafta gibi kısa bir sürede 3800 dairenin %80’i satıldı. Bu rakip firmalara örnek teşkil etti. Onlar da reklamlara ve benzer kampanyalar yapmaya başladılar. Bugün durum çok farklı değil, Gezi Parkı olaylarından beri İnşaat sektöründeki yavaşlama neticesinde, işler iyice durdu. Bir ülkede bu kadar çok terör, darbe, savaş riski vs. olursa tüketici güveni ve yatırım yapma iştahı olması maalesef imkansız, dolayısıyla tüm sektördeki meslektaşlarıma sabır ve kuvvet diliyorum. Türkiye bugünleri de aşacaktır. Önemli olan ayakta kalacak formüller geliştirmek ve yılmamakta.”

Ortadoğu Enerji A.Ş.

www.ortadoguenerji.com.tr

Bazende Tek Başına Karar Verebilmek Çok Daha Avantajlıdır

Ortadoğu Enerji A.Ş ile Yeşil Grubu enerji sektörüne ilk adımını attı. Şirket, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin iştiraki olan İstaç A.Ş. tarafından açılan çöp gazından elektrik enerjisi ihalesini kazanarak faaliyete geçti. Ortadoğu Enerji Çöp Tesisi, dünyanın en büyük ve modern ilk 5 tesisi arasına girdi.

Bununla birlikte Ufuk Enerji, Orsa Enerji, Ortadoğu Yenilebilir Enerji gibi Rüzgar Enerjisi ve Geotermal Enerjisi kaynaklarına yatırım yapan şirketlerimiz faaliyetlerine devam etmekteler.

“Türkiye’nin enerji ihtiyacı devamlı büyümekte ve yeşil enerji kaynaklarından üretim yapan şirketler uzun dönemde enerji üretim maliyetleri düşük olması nedeniyle iyi bir yatırım olarak kabul edilmekteler. Ortadoğu Enerji ve gurup içindeki diğer şirketlerimizin tamamı yeşil enerji kaynakları bazlı üretim yapmaktalar. Bununla birlikte, üretim kapasiteleri bakımından zayıflar.

Yeşil enerji kaynaklarıyla binlerce megawatt üretime çıkmak neredeyse imkansız. Enerji yatırımları yapma kararı aldığım zaman bu açıdan yanlış yaptığımı düşünüyorum. Eğer kömür santrali yatırımları yapsaydım, şimdi yüzlerce megawatt yerine binlerce megawatt üreten tesislerin sahibi olabilirdim. Ortaklık yaptığım gurup ile bu konuda fikir ayrılığına düştüğümüzden, böyle yatırımları maalesef gerçekleştiremedik. Bazı şeylerde hakikaten kader kısmete inanmak lazım.”

Renco Kompozit Yapı Teknolojileri Şirketi

www.renco.com.tr

İstemesenizde, Her Keşifle Dünya Yeniden Şekillenir

Engin Yeşil tarafından Türkiye’de kuruldu. Şirket Cam Elyafı ile güçlendirilmiş kompozit bir malzemeden yeni bir yapı sistemi geliştirdi. Bir binayı demir, beton veya çelik kullanmadan, 100% kompozit malzemeden inşa edebilen bir sistem. 100 yıl ömürlü, depremden etkilenmeyen, inşaat süresi çok hızlı, kanserojen malzemeler ihtiva etmeyen, geri dönüşümü olan bir yeşil bina teknolojisi. Bu sistemin malzeme ve dizayn olarak dünya patentlerini aldı.

2012 yılında dünyada ilk defa demir ve beton kullanmaksızın, tamamı fiber kompozit yapı elemanlarından oluşan modüler sistem ile 5 katlı, 4 bin m2 büyüklüğünde bir binayı sadece 20 günde inşa etti.

2012 yılında Renco sisteminin depreme karşı dayanıklılığı İstanbul Teknik Üniversitesi ve Boğaziçi Kandilli Rasathanesi tarafından test edilerek, sertifikaları alındı.

2012 yılında Amerika’nın önde gelen inşaat firmalarından Coastal Construction ile 50/50 Joint Venture anlaşması imzalanarak Renco USA‘in temelleri atıldı.

2012 yılında Nasa İnşaat ile ortak olarak Irak'ta projeler geliştirmeye başladı. Irak Bayındırlık Bakanlığı’nın POS sistemine girdi ve devlet ihalelerinde bu sistem kabul görmeye başlandı.

2014 yılında Renco kompozit malzemeden kurşun geçirmez ve bombadan etkilenmeyen bir duvar sistemi geliştirdi.

2015 – Renco Kompozit Yapı Sistemi, ABD’ de 2 farklı patent tescili aldı.

2016 – Renco’nun patent sahibi olduğu Kompozit Yapı Sistemi, ABD’de onay süreçlerinden geçerek yeni nesil bir yapı sistemi olarak listelendi.

2016 – Renco’nun kompozit malzemeden bir dikey tarım sistemi geliştirdi. Sistem sayesinde %90 daha az arazi, su ve gübre kullanarak organik tarım yapılabiliyor.

2016 yılında Renco mevcut tuğla dizaynını değiştirerek “iskelet tuğla” diye adlandırdığı yeni bir sisteme geçti. Bu sistem sayesinde mukavemet kaybı olmadan malzemeyi hafifleterek, maliyeti %35 azaltmayı başardı.

2017 yılında Renco sistemiyle Amerika’nın Florida eyaletinde konut ve otel projeleri geliştirilmeye başlandı. Coastal Construction ile ortak yapılan bu yatırımların yüzlerce otel ve binlerce kiralık konut olarak Amerika’nın her bölgesinde yapılması planlanıyor.

“Yeşil gurubunun en önemli ve potansiyeli en büyük olan projesi Renco ve Renco sistemiyle yapmayı planladığı projelerdir. Örneğin NU’ERA markasıyla yapmayı planladığı 3 yıldızlı otel zinciri projesi ve Amerika’nın her yerinde yapmayı planladığı 100 binden fazla kiralık apartman projesi gibi. Renco sistemiyle inşaat maliyetleri standart inşaat maliyetlerini %40 altında olması ve inşaat süresinin de %60 daha kısa olması nedeniyle, yatırımın geri dönüş rasyosu normal bir inşaat yatırımının en az iki katı daha iyidir. Bu performansı sağlayan projelerin banka finansmanı çok kolay ve geri ödemesi hızlıdır. Yeşil ve Coastal bütün konsantrasyonunu bu projelerin lokasyonlarını belirleme ve inşaat ruhsatlarını almaya yöneltmiş vaziyette. İlk iki projenin temellerinin Ocak 2018 de atılması bekleniyor.”

Yeşil Çatı

Her İnsan Önce İnsan Olmakla Sorumludur

Engin Yeşil tarafından sosyal sorumluluk projeleri başlatıldı. Yeşil Holding grup şirketleri her yıl Türkiye’nin en ücra köşelerindeki köy okullarındaki ihtiyaç sahibi çocuklara ayakkabı yardımı yapar. Okullar inşa eder, eski okulları renove eder. Camiler yaptırır. İhtiyaç sahiplerine ve depremzedelere ev bağışı yapar.

“İyilik yap, denize at demişler.” Ben buna kesinlikle inanan birisiyim. İyilik de kötülük de, bu hayatta dönüp sizi buluyor. O nedenle iyi düşünmek, pozitif olmaya çalışmak, insanlara yardım etmek çok önemli. Yardım etmek illa para vererek de olamayabilir: Bilgiyi paylaşmak, insanları motive etmek, cesaretlendirmek ve tabi ki eğitmek de önemli yardımlardır. Ülkemizde herkesin az veya çok önemli değil, elinden geldiği kadar bir şeyler yapmasının gerekli olduğunu düşünüyorum.”

Wowwo

www.wowwo.com

Otomotiv Sektöründe Herkesi Mutlu Edecek Çok Orijinal Bir Fikrim Var

Engin Yeşil tarafından Türkiye’de kuruldu. 2. el araç pazarının ihtiyaçlarını doğru analiz ederek geliştirdiği iş modeli sayesinde hızlı büyüyen bir araç satış şirketidir.

Wowwo’dan ilk’ler:

Kredi problemleri olan müşterilerin %95‘ine onay veren Risk Analiz Sistemi. Binlerce aracı müşterilerine sunarken, araç stok maliyetini sıfıra yakın tutarak karlılığını ve rekabet gücünü elinde tutar.

İnşaat sektöründeki yavaşlama bize nakit akışı problemi yaşatmaya başlayınca, buna çözüm üretme arayışına girdim ve otomotiv sektörüne girmeye karar verdim. Wowwo’nun iş modelini tamamen sıfırdan kurguladım. Wowwo sistemi başka bir ülkede vesaire görülüp Türkiye‘de uygulanmış bir model değildir. Tamamen orijinal bir fikirdir ve hakları bize aittir.

Wowwo’da herkes kazanır.

2. el araç galerileri Wowwo platformundan araç temin edebilir. Wowwo’nun reklam ve pazarlama gücünden bedelsiz olarak faydalanabilir. Araçlarını sistem üzerinden hızlı bir şekilde satabilir. Araç kiralama şirketleri, dönem sonunda geri aldıkları araçları Wowwo üzerinden son kullanıcı fiyatına ve hızlı bir şekilde satabilir veya Wowwo’nun üye galeri network’üne toptan fiyatına satabilir. Wowwo satış platformu araç kiralama sektöründeki en büyük ve büyüyerek artan bu soruna çözüm getirmiştir.

Bireysel müşteriler için binlerce marka ve model arasından seçim yaparak satın alma, takas etme, ihtiyaç halinde nakite derhal satabilme ve kredi skoru problemi olan müşterilere banka kredisi kullanmadan, kefilsiz, senetle araç alma imkanı sunar. Sattığı araçların arkasında durur ve 100% garanti sunar.

Wowwo, Türkiye’nin çeşitli illerindeki showroom’larıyla Wowwo satış sistemini destekleyen eşsiz ve entegre bir platform oluşturmuştur.

Ben, kopyalanamaz bir sistem olmamakla birlikte, kopyalanması çok zor olan bir sistem kurduğumdan eminim. Yılların getirdiği satış, pazarlama, lojistik ve finans tecrübemi bu şirkette ortaya koydum ve çok complex bir matrix geliştirdim. Ayrıca, internet ve sosyal medya üzerinden pazarlamada Wowwo ile rekabet etmeyi zorlaştıracak birçok önlemler aldım.

Wowwo’nun %50 hissedarı halka açık olan Yeşil Yatırım Holding (IMKB Sembolü: YESIL)’dir. Diğer %50’si özel şirketimiz Yeşil Holding’e aittir. Borsa’da YEŞİL hisseleri Wowwo‘nun kuruluşunun daha birinci yılında ve sadece 9 ay gibi kısa bir sürede 80 kuruştan, 17 TL‘ye yükseldiği için gurur duyuyorum.

Wowwo ile ilgili planlarım çok büyük, 2018 yılında yurt dışında başka ülkelerde aynı işi yapmayı planlıyorum, ilk ülke olarak USA’i seçtim ve çalışmalara başladım. Burada gerekli yatırımı halka açık şirketimiz Tellza‘nın altındaki Tellza Investments şirketi yapacak ve dolayısıyla birinci günden halka açık bir yapı olarak faaliyetlerimize başlayacağız.”

Diğer Şirketler


Yeşil Blog


JGM Trading Services

Engin Yeşil tarafından Nasdaq ve NY Stock Exchange’de işlem gören hisselerin alım/satım işlemlerinde...

STS – Strategic Trading Services

Engin Yeşil ve Jeff Wilson tarafından ABD’de kuruldu. Şirket, Nasdaq ve NY Stock Exchange’de işlem g...

Ntera Holdings – Tellza Inc.

Engin Yeşil tarafından ABD’de kuruldu. Radiant Telecom telefon kartları üreten ve pazarlayan bir şir...

Donald Trump İle İmza Atıldı

İhlâs GYO’yu satın alarak GYO statüsüne geçti. 2007 yılında Donald Trump ile Türkiye’de Trump markal...

Tel3 Inc. – 1994

Engin Yeşil tarafından ABD’de kuruldu. Bireysel distribütörlük sistemi ile pazarlanan, iş ve ev ...

1800 CONTACTS (Lens Express)

Engin Yeşil tarafından ABD’de kuruldu. 1800 CONTACTS, dünyanın en büyük kontak lens dağıtım ve o...

bana ulaşın


telefon

+(212) 670 423 749

e-posta

kenginyesil@gmail.com

adres

Yılanlı Ayazma Yolu No:15 Yeşil Plaza Kat:14 34020 Topkapı İstanbul